Anasayfa 
Kariyer  
Tasarım  
Moda  
Sağlık  
Dekorasyon  
Estetik  
Haberler  
Anne - Bebek  
Projeler  
Teknoloji  
Röportaj  
Macera  
Damak Tadı  
Kültür - Sanat  
Magazin  
Ürün Tanıtımı  
Zanaat  

Yorumlananlar

Untitled Page
Röportaj

01.02.2010 11:26:06
Konu Adı : BİR ANADOLU ASLANI MEHMET AYGÜN,TİTANİK OTELLER ZİNCİRİ
Yazar :

Röportaj:  Ragıp BAŞBUĞ

 

Mehmet Bey, başarı hikâye-nize yola çıkış noktasından başlarsak neler söylersiniz?

Biz Giresun'lu altı kardeşten oluşan bir aileyiz, bir aile şirketiyiz. Babamızı erken yaşta kaybettik. Bu nedenle yaptığımız her şeyi kendimiz inşa ettik. Almanya'da çalıştım ve orada kazandıklarımızı hem orada yatırımlara dönüştürdük hem de burada, ülkemizde yatırımlara dönüştürmeyi başardık.

İlk önce seyahat firması kurduk. Daha sonra Almanya'da yiyecek içecek sektöründe uzun süre çalıştık ve bu sektörü çok iyi tanıyarak tecrübeler elde ettik.  Ben Almanya'da ilk defa “Döner” işine girenlerden biriyim ve Almanlara dönerimizi yapıp tanıttık. Kürdanla tadına baktırdık, çok beğendiler ve böylece işimizi büyüttük. Şimdi Almanya ve Avrupa'da “Döner” bir sektör haline geldi.  Hatta günlük binlerce ton döner satışı yapılır hale geldi.

Almanya'da bulunmamızın getirdiği ve Avrupa'yı tanıma fırsatının bize verdiği çok şeyler oldu. Dünya'ya ve ülkemize bakış açımız ve ufkumuz çok gelişti. Farklı ülkelerde yapılan ticaret ve ekonomik faaliyetler bize ışık tuttu. Ben şahsen, kazandığını kendisi yemeyi seven, rahatına düşkün birisi değilim. Bu nedenle hep daha iyiye, daha büyük yatırımlara, istihdam yaratmaya ve başarmaya odaklandım. Çok çalıştık, azimli olduk, yılmadık ve başardık.

Turizm sektörüne girişiniz ve otel yapma fikri nereden başladı?

Biz zaten seyahat şirketimizle bu sektörde çalışıyorduk. Otobüs işletmeciliği de bir nevi otel işletmeciliği gibidir. Orada hareket halindesiniz. Biz de oteller zinciri kurmayı hedefledik ve ilk otelimizi Antalya'da kurduk. Bunu yaparken konsept olarak Titanik'ten esinlendik ve böyle bir proje yaptık. Çok beğenildi. Bu nedenle “Yıl Boyunca %95 den fazla “doluluk oranı” yakalayarak büyük bir başarı elde ettik.

Misafirlerimize en üst seviyede hizmet verdik, onların memnuniyeti çevrelerine yansıdı ve referans oldular. Bu başarıda bizler kadar çalışanlarımızın da büyük emeği ve özverisi var.Sabiha Gökçen ve Atatürk Hava limanlarına yakın iki otel daha yapmamızın bir ihtiyaç olduğunu ve doğru bir atılım

olduğunu değerlendirdik. Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın Anadolu yakasındaki beş yıldızlı otel ihtiyacının karşılanması için yaptığı yatırım çağrılarını dikkate alarak, fizibilite çalışmalarımızı tamamladık ve yatırım kararımızı hayata geçirdik. Her iki yakada da oldukça güzel, havaalanlarına yakın, iş dünyasına hizmet veren iki Titanik otel daha kazandırmış olduk. Aldığımız çok büyük pozitif tepkiler nedeniyle bizler de bu yatırımları kazandırmaktan mutluyuz ve gurur duyuyoruz. Bu arada Taksim ve Şişli'de de birer Titanik otelimiz daha var, onlar da çok güzel, şık oteller.

Titanik olarak yatırımlarınızın boyutu nedir?

Titanik grubu olarak dört tanesi beş yıldızlı, büyük SPA alanları ve imkânları olan, çok sayıda toplantı salonları bulunan toplam 3000 den fazla yatak kapasitesine sahibiz. Yaklaşık 200 milyon dolarlık bir yatırım yaptığımızı söyleyebilirim.

Mehmet Bey, turizm sektörüne yatırımlarınız devam edecek mi, ilerisi için neler plânlıyorsunuz?

Bu ülke için ne yapsak azdır, “durmak yok yola devam” diyoruz. Yeni yatırım projelerimiz var tabiî ki. Global krizin etkilediği bankaların kredi sorunları nedeniyle yatırımlarımız biraz gecikmesine rağmen, aşamalı olarak devam edecek, bunları hayata geçireceğiz. önemli olan iyi etüt etmek, iyi bir fizibilite çalışması yapmaktır. Yaptığınız yatırımdan verim alamıyorsanız biraz mücadele etseniz bile sonunda bırakıyorsunuz. Burada şunu da söylemeden geçemeyeceğim. Biz hiçbir zaman desinler diye, şan olsun diye yatırım  yapmadık. Hesabımızı iyi yapmak zorundayız.

Sektörün sorunlarını değerlendirirseniz neler söylersiniz?

Turizm sektörü ülkemizde 20-30 yıl öncesinde, sınırlı sayıda tesisi olan daha çok pansiyonculuğun olduğu bir konumdaydı. Daha sonra yatırım teşvikleri ile tesisleşme başladı. Bu ülke, dünyada eşsiz bir güzelliğe sahiptir. Akdeniz ayrı bir güzelliğe, Ege ayrı, Karadeniz ayrı bir güzelliğe sahiptir. Tarihi dokusu, denizi, güneşi, yaylası ile yok yok bu ülkede. Ben dünyanın birçok yerini gezdim, inceledim, gördüm. Türkiye bambaşkadır. Bunu pazarlamamız ve değerlendirmemiz gerekiyor. Daha fazla turizm tesisi yapılması gibi bir beklenti doğru değil. önemli olan bu tesislerin doluluk oranlarıdır. Yılın dört aylık tatil sezonunda iş yapan bu tesislerin yaşaması için kârlı olmaları gerekiyor. Tesisler boş kaldıkça fiyatlar düşe-cektir. Bu da Türkiye'nin ucuz ülke olduğu imajını doğurur ki bu da işletmeci ve yatırımcı için kötü olur. Bizdeki tesislerin iki ve üç yıldızlı olanlarına rağbet düştü, talep görmüyor. Müşteri artık en az dört ve beş yıldızlı hizmet almak istiyor. Bu küçük tesisler boş kaldıkça fiyatları düşüyor. Bu da büyük tesislerin fiyatlandırmasına ve kârlılığına yansıyor. Bunun için daha fazla tesis yerine elde-kilerin kalitesini artırmak daha iyi olur düşüncesindeyim. Yeni tesisler ülkemize gelen turist sayısı arttıkça ona paralel olarak arz/talep dengesi oluşacak ve zaten yeni yatırımları da beraberinde getirecektir. Ülkemizde turizm için yatırım yapılacak daha çok mekân var.

Yabancıların ülkemizde mülk almaları ve yatırım yapmalarına siz nasıl bakıyorsunuz?

Alman vatandaşlarının, örneğin İspanya'da aldıkları mülk sayısı 20 binden fazla olduğu söyleniyor. Bu insanlar tatillerini İspanya'da geçirmek için aldıkları mülklerinde kalmaya gidiyorlar. Bizler Almanya'da istediğimiz zaman istediğimiz kadar mülk alabiliyoruz ve yatırım yapabiliyoruz. Bu konuda bazı sınırlamalar getirilebilir ancak bunun siyasi polemik yapılması yanlıştır. Siyasi istikrar varsa yatırım vardır, siyasi istikrar varsa turist gelir, serbest dolaşım varsa insanlar bizim ülkemize de gelirler. Bizim ülke olarak yılda aldığımız turist sayısını Avrupa'da tek başına bir şehir alıyorsa, burada bir yanlışlık var demektir. Bunların biran önce aşılması gerekiyor.

Mehmet Bey, tecrübelerinize dayanarak aile şirketleri ve Kobi'ler için neler tavsiye edersiniz?

Bizim bir aile şirketi olarak başarımızın altında yatan en önemli unsur bir “AİLE” olmamızdır. Ben ve kardeşlerim hep birlikte el ele verdik ve “bir elin nesi var iki elin sesi var” diyerek hep birlikte başardık. Rahmetli babamızı erken kaybettik, bu nedenle aile reisliği bana düştü. Ben de dağılmak yerine birleştirmeyi sağladım. Ailede lider çok önemlidir. Liderin misyonu, vizyonu çok önemlidir. Dağılmak çok kolaydır. Birlik olmak için her türlü fedakârlığı yapmak gerekiyor. Biz öncelikli olarak kendi aramızda iş bölümü yaptık, kendimizi iyi etüt ettikve herkes kendisine düşen işi en iyi şekilde yerine getirmek için gayret etti. Bunun için kurumsallaşmak ama mutlaka hemen kurumsallaşmak gerekiyor. Bunu şiddetle tavsiye ediyorum. Ben yönetim kurulu başkanıyım ancak her istediğim zaman istediğim kadar parayı kasamdan alıp gidemiyorum. Benim de bir maaşım var ve onunla yaşıyorum. Hatta ekonomik görmediğim için kendime ev bile satın almadım. önemli olan “makul ve adil bir paylaşımı şeffaf yapmaktır”. Bunu başardığınız zaman her şeyi başarırsınız. Ben ve kardeşlerim, ailelerimize de bu kültürü aşıladık. Birlik olmanın değerini hepimiz biliyor, inanıyor ve başarıyoruz. Herkese tavsiyem budur.

Bir insanın iş hayatında verimli zamanı kısıtlıdır. Başarmak için bu kısıtlı ve verimli olan 30-50 yaşlar arasını iyi değerlendirmek gerekiyor. Burada da en önemli faktör ailedir. Birlik olursanız işte bu verimli geçirilmesi gereken iş hayatı sürecini iyi değerlendirmiş olursunuz ve başarırsınız. Tek başınıza başarmak elbette ki daha zordur. Başarsanız bile varacağınız yere daha geç varırsınız. Bu nedenle “Aile Şirketleri”nde kardeşler arasında yaramazlık yapanlar olacaktır ama bunu iyi değerlendirmek ve iyi yönetmek gerekiyor. Yeni nesle de iyi örnek olmak gerekiyor ve birlikte iş yapma kültürünü onlara da aktarmak gerekiyor. Her iki tarafta da sorumluluklarımız var. Birlik olacağız, işimizi büyüteceğiz ve sonraki nesle de bunları öğreterek ve öğütleyerek görevlerimizi yerine getireceğiz. Kısacası “birlik olun, dirlik edin ve başarın” diyorum.

En çok keyif aldığınız birkaç şey nedir dersem?,

Annemin mutlu olması… Yaptığımız eserler. Yarattığımız istihdam bana keyif veriyor. İş verdiğimiz insanlar buradan ekmek yiyor, ailelerini geçindiriyor. Burası onların sonuçta. Onları mutlu görmek dünyanın en güzel şeyi…


Biz de Tümsiad ailesi olarak öncelikle; Aile birliğini kurduğunuz, ülkemize sahip çıktığınız ve yaptığınız yatırımlar ve sağladığınız istihdam imkânları için elinize sağlık diyor başarılarınızın devamını gönülden diliyoruz. Bu güzel  söyleşi için ve bize zaman ayırdığınız için teşekkür ederiz.

 
Bu habere daha önce hiç yorum yapılmamış.
Başlık :
Yorumunuz :
Adınız ve Soyadınız :   
E_mail Adresiniz :   
SecretCode      
   

Duyurular

Yazarlar

Piyasalar

IMKB 100 60.786 -0,35
USD 1,5005 0,20
EURO 1,9315 0,10
GBP 2,3068 -0,28
Altın 60,291 0,44
O/N Repo 6,86 0
Bilesik Faiz 8,13 0,25


Copyright © 2007 Mekatronik Yazılım Her hakkı saklıdır.